örtmek
Görünüm
| Ayrıca bakınız: örtmək |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]örtmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi örter)}}
- korumak, görünmez duruma getirmek veya gizlemek için üstüne bir şey koymak
- Kadın bebeğini itina ile yatırdı, yüzünü örttü. - A. Gündüz
- kapamak
- Perihan kızdı, gidip piyanonun kapağını örttü. - P. Safa
- kaplamak
- Sarmaşıklar duvarları örtmüş.
- kötü bir durumu belli etmemek, gizlemek, saklamak
- Birinin suçunu örtmek.
Çeviriler
[düzenle]Örnekler
[düzenle]- Kadın bebeğini itina ile yatırdı, yüzünü örttü. - A. Gündüz
- Perihan kızdı, gidip piyanonun kapağını örttü. - P. Safa
- Sarmaşıklar duvarları örtmüş.
- Birinin suçunu örtmek suçtur.