İçeriğe atla

hane

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: -hane, hâne

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi خانه‎, Farsça خانه‎.

Söyleniş

[düzenle]

hane (belirtme hâli haneyi, çoğulu haneler)

Bir köy hanesi. (1)
Bir hanenin fotoğrafı. (2)
  1. (iskân) ev kelimesinin eş anlamlısı.
  2. (aile) Ev halkı.
    • "Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı." — Necati Cumalı
  3. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri.
    • eş anlamlısı: göz
    • "Dama tahtasında altmış dört hane vardır."
  4. (matematik) basamak kelimesinin eş anlamlısı.
  5. (müzik) Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri.
  6. (yapı bilgisi) Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz.
    • Birahane

Çekimleme

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

abdesthane, ameliyathane, aşhane, babilhane, balhane, balıkhane, baruthane, basmahane, batakhane, bekârhane, bendehane, berhane, besihane, bıçkıhane, birahane, bitirimhane, boyahane, bozahane, böcekhane, bulaşıkhane, buzhane, cambazhane, cephane, çalgıhane, çamaşırhane, çaparhane, çayhane, çekiçhane, çelikhane, çiftehane, çilehane, darphane, defterhane, dershane, devlethane, dikimhane, divanhane, Divanhane, doğumhane, dokumahane, dökümhane, fakirhane, ferhane, fetvahane, fişekhane, fotoğrafhane, gasilhane, gazhane, gusülhane, güderihane, haddehane, hahamhane, halvethane, hapishane, haşhaşhane, hayalhane, helvahane, humbarahane, ıslahhane, ibadethane, idarehane, imalathane, imarethane, inekhane, ipekhane, iplikhane, jimnastikhane, kademhane, kahvehane, kalavrahane, kalayhane, kalhane, kasaphane, kayıkhane, kaynakhane, kerhane, kesimhane, keşişhane, kılıçhane, kıraathane, kiremithane, kirişhane, klişehane, konsoloshane, kuluçkahane, kumarhane, kumbarahane, kuşhane, kütüphane, mahpushane, mantarhane, mapushane, marangozhane, mehterhane, memişhane, Mevlevihane, meyhane, misafirhane, miskinhane, muayenehane, mumhane, muvakkithane, mücellithane, mühendishane, mülahazat hanesi, mürettiphane, nakkarhane, nekahethane, nezarethane, patrikhane, peynirhane, piskoposhane, rasathane, saadethane, sabunhane, salhane, saraçhane, sebilhane, sefarethane, semahane, sırmakeşhane, silahhane, süthane, şaphane, Şaphane, şaraphane, şifahane, şişhane, tabakhane, tahaffuzhane, tahmishane, talimhane, tamirhane, tasfiyehane, tavhane, telgrafhane, tembelhane, teneffüshane, tephirhane, terkiphane, terzihane, teşrihhane, tevkifhane, tımarhane, ticarethane, tophane, tüfekhane, umumhane, vaftizhane, yağhane, yatakhane, yazıhane, yemekhane, yetimhane, yoğurthane

Çeviriler

[düzenle]
ev, konut
ev halkı

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "HANE :"
  • Nişanyan Sözlük'te: hane.

Ek okumalar

[düzenle]